9 Mart 2011 Çarşamba

Koyun Russell ( Dünyanın En Deli Koyunu)

Koyun Russell
Özgün Adı: Russell the Sheep
Yazan ve Resimleyen: Rob Scotton
Çeviren: Senem Onan
Mandolin Yayınları, 2009,  32 sayfa
ISBN: 978-605-382-004-8

Yahu gerçekten dünyanın en deli koyunu kendisi. Koccamaaaaaaan bir şapkası var.  Kurbağapoposu Çayırında yaşayan, sürüdekilerden aykırı ve muhteşem bir koyun o. Türker uykuya dalmadan önce en az bir kere okuyoruz bu kitabı. Russell'ın bacaklarını sayıyor benimle "düööyyttt , ayytiiii  :) " Gökteki yıldızların sayısı altıyüzmilyonmilyarontane diyince kıkırdıyor. Russlle'ın uykusuzluk macerası gerçekten edinilmeye değer bir kitap.



Rob Scotton hem yazmış hem de illüstrasyonlarını yapmış. Tüm çocuklara öneriyoruz oğlumla beraber.
Yeni çıkan Kayıp Hazine kitabını da alınacaklar listemize ekledik.




 

 
 
 
 
 
 
Koyun Russell ve Kayıp Hazine
Özgün Adı: Russell and the Lost Treasure
Yazan: N. D. Wilson
Çeviren: Senem Onan
Mandolin Yayınları, 2009, 32 sayfa
ISBN: 978-605-382-005-5
 
 
 

Kar Yağıyor

 
Çocuk olmak zamanıdır kar zamanı, çığlık çığlığa kartopu oynamaktır.
Şöyle güzelce bir mukavvanın üstünde yokuştan aşağı salıvermektir kendini ve kahkahaları.
Okulların tatil olması, evde çizgi filmdir.
Romantizmdir kar zamanı. Sevgilinin elinden tutup, o ağaçlı yolda karı seyrederek yürümektir.
Uludağ' a gidip şömine karşısında sıcak şarap içmektir.
Kestane kepap, külde elma ve patatesdir.
Patlamış mısır eşliğinde, kız oğlana kavuşamaz, aşk olur filmleri izlemektir ağlaya zırlaya.
Battaniye altında sıcak çikolata içmektir kar zamanı. Pencereden yağan karları izlemektir.
Sıcacık bere+atkı+eldiven takıp yürüyüşe çıkmak, enseden içeri dolan karlarla ürpermektir.
Ayakları sertçe yere vurup botlarda biriken karları pat pat silkelemektir.
Esnafın beraberce dükkan önlerini açmasıdır, karda kalan arabaları itmektir, geri gelen imece ruhudur.
Mikropların kırılması,havanın yumuşamasıdır. Temizliktir kar zamanı.
En önemlisi, yaşadığımız yorgun şehirlerin üstüne örtülen yumuşacık bir yorgandır, dinlenir şehirler sanki.
Doğa gelin gibi, çocuklar mutlu, evler sıcak.... Başka hiç bir mevsime benzemez kar zamanı..........

Yaşamı Kolaylamak


Hepimiz ya da oldukça büyük çoğunluğumuz, çocuk odalarındaki dağınıklıktan, gün içinde oturup iki dakikayı kendimize ayıramamaktan, sürekli çocuğumuzun biri bitip diğeri başlayan ihtiyaçlarına yetiş(e)mekten dolayı şikayet ediyoruz.
O kadar tanıdık ki bu anne profili , bütün evlerde mevcut. Çoğu anne yalnız gün içinde. Eğer çalışmıyorsa, ev hanımıysa, bakıcı tutmak lüks, hatta gündelikçi tutmak bile. Evi uzak ya da şehirdışındaki anneler, gelse de herşeye maydonoz olup sürekli eleştirileriyle bizi bunaltan kayınvalide sektörü vesaire vesaire...  Bize yardımcı olacak kim peki ?
Bize yardımcı olacak olan gene biziz. Hem ev içindeki hayatımızı kolaylaştırmak, hem kendimize zaman ayırmak, hem bireyselleşebilmiş ve kendi ihtiyaçlarını gören çocuklar yetiştirmek, hem ev işlerini yetiştirebilmek ve hatta kuaföre, alışverişe gidebilmek ..... Bunlar inanın hayal değil. İşleri bu düzeye getirebilmek için, ilk başta biraz zaman ve çaba gerekiyor ama yaklaşık 3-7 günlük bir mesaiden sonra yaşasın özgür hayat :)
İşin kolayı şu :
Evimizi daha pratik bir hale getirmek
NASIL ?
Şöyle:
İşe evden başlayın derim ben. Öncelikle kendinizin ve eşinizin gardrobundan başlayın. Son 1 sene içinde giymediğiniz, eskimiş, daralmış/bollaşmış, modası geçmiş ve buna benzer ne kadar kıyafetiniz varsa atın, verin, kurtulun. Rahatlatın dolaplarınızı.
Ev içinde ıvır zıvır kabiliniden ne varsa kurtulun. Minimalist yaklaşım huzur demektir. O yoğurt kabına asla birşey koymayacaksınız. O kadar boş kavanozla turşu fabrikası açabilirsiniz. Üst üste yığılmış, br ara bakacağınız dergi ve gazete öbekleri de cabası. Bakmak istiyorsanız bakın. Boş bir defter edinin, beğendiğiniz yazıları kesin yapıştırın çok gerekliyse ya da goggle ı kullanın.Topalmda 50 satır bilgi için 1500 sayfa//10 kilo kağıt barındırmayın.
Çocukların küçülen kıyafetlerinden kurtulun. Eğer kardeş planınız varsa vakumlu torbalara koyun kaldırın.
Evinizde depo olarak kullanılabilecek dolaplar için uygun alanlar varsa değerlendirin. 80 cm lik 5 raflı bir dolap bazen dünyayı alır içine.
Gereksiz tabak çanak, kullanılmayan tencere, eski püskü anne hatırası( çok özel olanlar hariç tabi) , kayınvalide yadigarı...... Kurtulun.
Mutfakta devrim yapın. Haftalık menü hazırlayıp o menüye göre alışveriş yapın. Nohut fasulye vb şeyleri haşlayın deep freze atın. O kadar kolay oluyor ki. Köfte, kavrulmuş soğan+salça+kıyma harcını bol yapın onu da atın deepfreze. Yemekleri iki ölçü yapıp, uygun aşamasında bir ölçüyü ayırın. Dondurun. Vakti gelince pişirmeye devam edin. Hazırlık aşaması olamdan sadece pişme süresinde bir tencere yemeğiniz olsun.  Fırınınızı kullanın. Hem pratik, hem hızlı hem de vakit kazandıran bir dosttur kendisi. O kadar çok çeşit yapabilirsiniz ki fırınınızda. Hem de sağlıklı.
Alışveriş listesi yapın. Biteni anında yazın listenize. Alışverişten eve gelip aaaaaaaaa tuuz demekten kurtulursunuz. ( Benim gibi listeyi evde unutmayın ama)
İşleri günlere bölün. Herşeyin altından aynı gün kalkamazsınız.
bebeğinizin uyku saatlerinde kendinize izin verin. Bi kahve yapın, kitap okuyun, arkadaşınızla konuşun, uyuyun, banyo yapıp oje sürün.... Kendinizi şımartın.
Sabah saatleri daha enerjik oluruz. Günlük temizlik yemek vb işleri sabahtan halledin. Öğleden sonra çocuğunuzla vakit geçirin. Daha çok zaman kalıyor bu şekilde.
Yardım alın. Her fırsatta "yardım" teklif eden arkadaş ve aile bireylerini köşeye sıkıştırın. Kendileri kaşındılar. Siz işinizi yaparken bazen bebeğinize biri bakabilir.
Eşinizle paslaşın ( en zoru da bu biliyorum) cam silsin, yer silsin demiyorum. Ama alışverişe yardım edebilir. Siz birşeyler yaparken bebeği parka götürebilir. Eğer ona güvenirseniz sizi şaşırtacaktır. Babalar da çocuklara bakabilir.
Eğer bütçeniz uygunsa belli aralıklarla temizliğe yardımcı birini çağırmaktan çekinmeyin. Ayda bir kez bile olsa ağır işleri yapabilir.
Mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Önemli olan mutlu olmanız, huzurlu olmanız. Bu sayede eviniz ve evinizdeki bireyler de daha huzurlu olacaktır. Her işi yetiştirmiş, evi pırıl pırıl, beş çeşit pişirmiş ama bunu yapmak için bütün gün çocuğuna bağırmış, saçını bile taramamış bir anne olmak istemezsiniz.
Yuvayı dişi kuş yapar demek, bence bu demek işte. Siz mutlu olun, yuvanız da mutlu olsun.

Haylazlar İçin Güvenlik

Küçük haylazlarla sokağa çıkmak bazen gerçekten bir dert. Güvenliklerini sağlamak için gözümüzü dört açıyoruz herzaman. Bebek arabası, çocuk kayışları, " elimi tut, sakın bırakma" lar, " oğluum koşmaaa" lar neler neler. Hepimiz eve dönünce bir ohh çekiyoruz. Sıcak evimize, güvenli yuvamıza kavuştuk sonunda.
Madalyonun öbür yüzü de var. Bebek ve çocuklar için hatta yetişkinler için, güvenli yuvamız  herzaman okadar da güvenli olmuyor. Ev kazaları hala bebek ve çocuklarımız için hayati tehlikeler içeren yaralanmalara ve hatta ölümle sonuçlanan olaylara yol açabiliyor.
Yapılan araştırmalar her üç ölümden birinin ve her 5 ciddi yaralanmadan 3'ünün "güvenli" evlerimizde yaşandığını ortaya koyuyor. Ev kazalarını, gerçekleşme sıklığına göre sıralarsak:
1- Yanıklar ( sıcak su, soba, yemek yanıkları)
2- Kimyasal maddeler sonucu yaralanma ( içme ya da cilde temas)
3- Ağır bir cismin altında kalma ( en çok televizyon)
4- Yüksekten düşen cisimler ( dolap üstünde depolanan eşyalar vb.)
5- Halı, kilim ve yer kaplamaları yüzünden düşerek yaralanma
6- Merdivenden, balkon gibi yerlerden düşme
7- İlaçların sebep verdiği zehirlenmeler
Tablo gerçekten korkunç. Peki ne yapabiliriz ? Aslında alınacak minik önlemlerle bu tür kazaların bir kısmının önüne geçmek, bir kısmının da hayati risk içeren hale dönüşmesini önlemek mümkün.
Mutfaktan başlayalım. Kesici ve delici aletleri çocukların ulaşamayacağı çekmece ve dolaplara yerleştirmek ya da bu çekmeceleri çekmece kilidiyle kapalı tutmak en kolay çözüm. Ağır ve sıcak tencereleri ocakların arka gözünde kullanmak, mutfakta tabure, sandalye vb eşyalar bulundurmamak da gerçekten önemli. Sİz içerde değilken kapısını kapalı tutmak da çok işe yarar.
Mutfak dolaplarının merdiven gibi kullanılmasını önlemek için alt çekmeceleri çekmece ki,lidiyle kapatmak ve kulplarını çıkartmak da çok işe yarıyor. ( Bu şimdilik! Türker Bey'i durdurdu)
Banyoda kaydırmaz zemin örtüleri kullanmak ve suyun sıcaklığını kombi/şofben den düşük sıcaklıkta ayarlamak gerek. Bebekler bir kova suda bile boğulabilir. Asla yalnız bırakılmamaları gereken yerlerden biri banyo bu yüzden.
Evde kullanılan halıların altına konulacak kaydırmaz malzemeler, halılaırn zeminde kayarak risk oluşturmasını önleyecektir.
Eviniz merdivenli ise merdiven başlarına mutlaka parmaklık takılmalı ve  bebek/çocuklar tarafından açılması kolay kilitlerin olmamasına dikkat edilmelidir. Merdiven korkuluklarının araları aşağı düşmeye ya da kafalarının sıkışmasına mahal vermeyecek bir ölçüde olmalıdır. Eğer merdiven kaplamaları çoraplı ayaklar altında kayan cinstense, halıyla kaplanmalıdır.
Ecza dolabı mutlaka kilit altında olmalıdır. Buzdolabı, çekmece gibi yerlerde ilaç bulundurmak felakete davetiye çıkarabilir.
Isınma sistemi olarak soba kullanılıyorsa, üstünde sıcak su, tencere bulundurulmamalı ve mutlaka etrafı koruyucuyla çevrilmelidir.
Temizlik maddelerimizi seçerken kapaklarının çocuk kilitli olmasına dikkat etmek de çok önemli. Önce bastırıp sonra çevrilerek açılan bu kapak sistemi gerçekten çocuk tarafından açılamıyor. Kulandıktan sonra mutlaka sıkıca kapatmak ve dışına bulaşan deterjanları yıkamak da çok önemli. O kadarcık temizlik maddesi bile, türüne göre küçük bedenleri için ağır olabilir.
Evdeki kitaplık, dolap vb ağır mobilyaları duvara sabitlemek iyi sonuç veriyor.
Keza televizyonunda üstlerine devrilmesini engellemek için satılan kayışlar var. Duvara sabitlemek için kullanılıyor.
Oda kapılarına konulacak stoperler de aniden kapatılan kapılara sıkışabilecek minik parmaklar için iyi bir çözüm.
Oğlumun süt kardeşi Ela'nın başına gelen bir kaza da ciddi bir konu. Düşerek balkon camına kafasını vurmuş ve ameliyatla sonuçlanan bir kaza yaşamıştı. Evdeki camların mutlaka temperli cam ya da safety glass denen yüksek güvenlikli cam olması bazen hayati önem taşıyor. cam kapaklı mobilyalar özellikle çok ciddi risk taşıyor. ( bu konuyu hatırlatan babamıza teşekkürler ve öpücükler)
Bu tür güvenlik malzemelerini bir çok bebe mağazasında bulabilirsiniz. İkea çok güzel çözümler üretmiş mesela. Dğer bebek markalarında da  çok efektif çözümler var. Amaç bebeklerimizi korumak olunca en önemlisi de büyüdüklerini gözardı etmemek. Bugün tırmanamadıkları yere, açamadıkları dolaplara, bir ertesi gün başarıyla ulaşabiliyorlar.
Güvenli evler, sağlıklı bebekler dilerim.

1 Mart 2011 Salı

21. Yüzyıl İletişim Çağı

Adında İLETİŞİM kelimesi geçen bir şirketin, kendi kullanıcılarına getirdiği bu iletişim kısıtlamasını şiddetle kınıyorum. Ben de diğer bloggerlar gibi wordpress e geçiyorum mecburen. Benim servis sağlayım da superonline ve evimde digitürk var. Bu firmalarla olan işbirliğimi en kısa sürede sonlandırmaya kararlıyım. Sanırım bu tepki tüm kullanıcılara yayılırsa, firma da geri adım atacaktır. Mı? Çok mu iyimserim. İyimserim anasını satiim. Bakalım nolacak.

corapailesi.wordpress.com da olacağım.