7 Eylül 2012 Cuma

YAMUK PRENSES' TEN MASALLAR

Yamuk Prenses, çok çok uzak bir ülkede, Yamukistanda yaşarmış. Birbirinin aynısı günlerinin  içinde, kimi gün mutlu kimi gün mutsuz, yuvarlanıp gidermiş. Yamukistanın Kralı ve Kraliçesi hiç olmamış aslında. Yalnızmış Yamuk Prenses.


Günler birbirini kovalarken, bir gün çok yakışıklı bir Prensle tanışmış. İlk görüşte aşık olmuşlar birbirlerine. Önce Yamukistanda yaşamışlar bir süre. Bir bebekleri olmuş. Yakışıklı Prensin zaten önceden de bir bebeği varmış. Şimdi 4 kişi olmuşlar. Yapayalnız yaşarken birden bire 4 kişilik yeni hayatı Yamuk Prensesi çok mutlu etmiş.

Günler birbirini böylece kovalarken, bir gün Yamukistandan ayrılmaları gerekmiş. Yakışıklı Prensin ülkesine taşınacaklarmış. Yamuk Prenses başta endişelenmiş ama ailesi daha da büyüyeceği için sevinmiş sonra. Ana Kraliçenin onu pek sevmemesi, ilk bebeğinin doğumuna sudan bahanelerle gelmemesi onu üzüyormuş aslında. Düşünmüş. Benim anne babam yok. Yüreğimde bunca yıldır biriken sevgiyi, Kral ve Kraliçeye gösterebilirsem, belki fikirleri değişir, onlar da beni severler demiş.

Sonunda taşınmışlar Uzakistana. Uzakistan uzakmış gerçekten de. Çarşıya, pazara, Yamuk Prensesin eski dostlarına ve mutluluğa........

Yine de yılmamış Yamuk Prenses. Yakışıklı Prens, sık sık onu ve küçük Prensleri bırakıp, uzak ülkelere seferlere gidermiş. Bazen 2 mevsim dönmediği olurmuş, bazen 3 mevsim. Ama sonunda hep dönermiş ve Yamuk Prenses de ilk günkünden büyük bir aşkla beklermiş Yakışıklı Prensin yolunu. Hiç gitmesin istermiş aslında. Kral ve Kraliçe çok farklı davranırmış çünkü oğulları buradayken. Bu cesur yürekli Prensden çekinirlermiş biraz.

Gel zaman git zaman, günler geçerken, Yamuk Prenses, ilişkiler iyi olsun diye neler yapmış neler. Kraliçenin şatosunu temizlemiş, Kral'ın ütülerini yapmış. Akşamları yalnızlıktan bunalıp, ziyarete gitmiş. Ama olmamış işte. Kraliçe, yuvayı yapacağına, yıkmayı tercih ediyormuş. Birlik ve dirlik değil ikilik istiyormuş hep. Prens, prenses ve onların ailelerinin arasında ayırım yapıyormuş. Özellikle, tesadüfen gördüğü bazı hareketlere çok ama çok kırılmış Yamuk Prenses. Biraz tuz istemek için gittiği Kraliçenin şatosunda, şans eseri gördüğü,  herkesin beraber yediği ama davet edilmediği yemekler gibi mesela.


Ara sıra iyi şeyler de yaparmış Kraliçe ama genelde bu iyi şeyler " Ele güne karşı" zamanlara denk gelirmiş hep nedense.

Küsmüş, kırılmış ve uzaklaşmış Yamuk Prenses. Sonra ailesizliğin acısı ağır basmış, geçmişe sünger çekmiş gene denemiş şansını. Başka umutlarla çünkü hamileymiş. İkiz bebekleri olacakmış. Mutluluktan uçuyormuş. Kraliçeye yarı şaşkınlık yarı sevinçle ikiz haberini verdiğinde bir kez daha yıkılmış. " Bana mı sordun yaparken ?"  demiş çünkü Kraliçe. İşler kötüleşmiş günden güne. Taa ki ikiz bebekler 1,5 ay erken doğana kadar. Kraliçe torunlarını severmiş her zaman, düşkünmüş onlara. Ama Yamuk Prensese faydası olacaksa yaptığı hareketin, torunları zarar görecek olsa bile aldırmazmış. Yoksa, minicik bebekler ve 3 yaşındaki Prensle, onu tek başına bırakıp gitmezmiş seyahatlere. Bazen 1 hafta bazen 10 gün. Ya da 15 dk sonra da yapabileceği işleri yapmakta ısrar etmezmiş minikler ağlarken ve Yamuk Prenses çaresizken. Eğer sevseymiş gerçekten böyle yapmazmış. Oysa diğer şatolarda yaşayan insanlar, Kraliçenin iyiliklerinden bahsederlermiş hep. Anlamış ki o zaman, dışarıya başka , içeriye başka davranırmış Kraliçe. El Kapısından ev kapısına sıra gelmezmiş.

Düşünmüş Yamuk Prenses ve bir karar almış. Kral ve Kraliçeyi hayatından çıkartmış. Bir kez daha ailesiz kalsa da, 3 çocukla çok ama çok zor anlar yaşasa da sadece 3 mt ilerideki Kraliçenin şatosunun kapısını çalmamaya yemin etmiş. Sadece torunlarını göstermek için ... Ama yardım istemek için asla. Çünkü, 2 kez Kraliçeden yardım istemiş, hatta ağlayarak yalvarmış."Gittiğin zamanlar çok uzun Kraliçem, lütfen, Minik Prenses senden başkasından biberonu kabul etmiyor, lütfen bizi bu kadar yalnız bırakma, evladım aç kalıyor, aç uyuyor, dayanamıyorum" Ama Kraliçe kabul etmemiş, hatta dalga geçmiş. Çok üzülmüş Yamuk Prenses. Günlerce tek başına savaş vermiş.
Ama hayat bu işte. Yamuk Prenses savaşını kazanmış. Minik Prenses artık biberona alışmış, büyümeye başlamış. Minik Prensler de öyle. Artık mutluymuş evlatlarından yana. Ama yitirdiği ailesine üzülürmüş sadece. Onlar ailesi olmak istemese de ve üzülmeseler de.............................................

Onlar ermiş muratlarına, Yamuk Prenses artık tek başına. 

3 Comments:

yaruze... said...

çok hüzünlendirdi bu hikaye beni be yamuk prenses :(

Nilüfer .......... said...

:((

Ayben Gür said...

kitap yazmalısın.. yazmak zorundasın...
çocuk kitabı, ebeveyn kitabı, masal kitabı .. ne olursa.. ama yazmalısın..
bayıldım ve çok üzüldüm..
ama bayıldım..